YARGITAYDAN BORÇLUNUN HALİNE MÜNASİP EV’İN HACZEDİLEMEZ KARARI | 27.01.2016

İcra iflas Kanununda 02/07/2012 tarihli 6352 sayılı torba yasa ile borçluya ait evde bulunan taşınabilir eşyaların, icra işlemlerine konu edilip muhafaza altına alınabilmesi için bir takım sınırlar getirerek deyim yerindeyse borçluyu borcun ödenmesi hususunda rahatlatmıştı. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak borçlunun durumunda yapılan bu iyileştirme, maalesef alacaklının alacağına ulaşma imkanına aynı oranda yapılmamıştır. Günümüz şartlarında ticari hayatta karşılıksız çekin cezai müeyyidesi olan hapis cezasının kaldırılması ve aynı zamanda borçlunun evinde bulunan eşyalara yönelik icra işlemlerin kısıtlanmasıyla birlikte son zamanlarda yüksek mahkemelerden gelen kararlarla birlikte artık alacaklının alacağını tahsil etmesi eskisi gibi kolay olmayacağı yönündedir.

Aşağıda sunmuş olduğumuz yüksek mahkeme Yargıtay kararında borçlunun adına kayıtlı taşınmazın borcuna karşılık olarak satılması halinde, borçlunun meskeniyet iddiasının ve haline münasip bir evi olup olmadığı araştırılması gerekecektir, aksi takdirde bu hususlar gözetilmeden yapılacak olan satışa itiraz halinde dosyanın yüksek mahkeme Yargıtay tarafından bozulması söz konusu olacaktır.

T.C.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No:2014/18780
Karar No:2015/9617
Tarih:29.04.2015

 

MESKENİYET İDDİASI • İZLENECEK YOL

ÖZET

Borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Satışın da bu ilke doğrultusunda yapılması gerekir.

KARAR Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkil aleyhine yapılan takipte müvekkilinin haline münasip evinin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, haczedilmek şikayetinin reddine karar verilmiş, hükmün borçlu vekilince temyizi ve Dairemizce temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması üzerine, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

İİK’nin 81/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte yaşaması halinde bunların, yalnız yaşaması halinde ise kendisinin barınması için zorunlu olan haline münasip meskenin temini için gerekli bedeli bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymetinin bundan fazla olması halinde, satılmasına ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılmasına, kalanın alacaklıya ödenmesine karar verilir.

Somut olayda bilirkişi raporunda, meskeniyet iddiasına konu 3 oda 1 salon taşınmazın değerinin 120.000,00 TL olduğu, yalnız yaşayan borçlunun aynı semt ve daha mütevazi semtlerde haline münasip 2 oda 1 salon meskeni ise, 100.000,00 TL’ye satın alabileceği tespit edilmiştir.

Bu durumda, Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi yerinde ise de borçlunun haline münasip ev alabileceği miktarın, mahcuzun değerinden az olduğu nazara alınarak, mahcuzun satılarak borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği 100.000,00 TL’den az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi ile yetinilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle Dairemizce mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçlu vekilin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

Menü